|
Tweet |
Pankreas kanserinden kalıcı olarak kurtulmanın tek yolunun “etkin cerrahi tedavi ve kemo-radyoterapinin bir arada kullanılması” olduğunun altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, “Hastaların yarısına tanı konulduğu zaman erken evreyi geçmiş, kanserin diğer organlara yayılmış olduğunu gözlemliyoruz. Bu da tedaviyi zorlaştırıyor. Tam iyileşme şansını yakalamak için doğru hastada ameliyat mutlaka gerekli oluyor. Ameliyat olamayan hastalarda da etkin kemo-radyoterapi protokolleriyle göreceli uzun ve kaliteli bir zaman kazanılabiliyor” diyor. Özellikle vücudumuz için önemli olan ana damarların pankreas çevresinde dolaşmaları ve oradaki sinirlere yayılmaları nedeniyle pankreas kanseri cerrahisi oldukça zor ve komplike bir ameliyat olarak kabul ediliyor. Etrafındaki damarlara yayılan tümör vakalarında, yani “lokal ileri büyümüş pankreas kanseri” durumunda ilk aşamada ameliyat mümkün olmuyor. Ancak kemoterapi veya radyo-kemoterapi (MR Linac) ile bölgedeki kanser hücreleri etkisiz hale getirildikten sonra ameliyat gerçekleştirilebiliyor. Bu şartlar altında yapılan ön-tedavi ile kanser, sarılmış olan damarlardan uzaklaştırabiliyor ve böylece kanser mikroskobik boyuta kadar cerrahi sınırları temiz olarak komple çıkartılabiliyor. Hastalıktan uzun vadeli kurtulmak için kemoterapi, radyoterapi ve cerrahiden oluşan bu tedavinin mutlaka yapılması gerekiyor. Bazı hastalarda ise etkili bir cerrahi tedavi yapılması amacıyla pankreasın tümü alınıyor. Bu durumdaki hastalar düzenli insülin kullanarak ve sindirim enzimi takviyesi alarak pankreasları olmasa da normal bir hayat kalitesiyle yaşayabiliyorlar.