|
Tweet |
İsrail hükümeti, son yıllarda Avrupa’daki aşırı sağcı partilerle ilişkilerini güçlendirmeye yönelik adımlar atarken, uzmanlar bu yakınlaşmanın temelinde Müslüman karşıtlığı ve yabancı düşmanlığının olabileceğini belirtiyor. Avrupa'daki aşırı sağcı gruplar ile İsrail arasındaki ilişki, tarihsel olarak antisemitik eğilimler taşıyan bu partilerin yükselmesiyle daha da yakınlaşmış durumda.
David Cronin, İsrail’in aşırı sağcı partilerle olan bağlarını, bu partilerin Yahudilere yönelik eski ırkçılığını, günümüzde Müslümanlara ve göçmenlere yönelik ırkçılıkla değiştirmeleriyle açıklıyor. İsrail yanlısı lobiler, Avrupa'daki AfD gibi aşırı sağcı partilerin, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikalarını daha fazla desteklediğini ifade ediyor.
Jan Tervoort ise, İsrail'in Avrupa’daki neo-Nazi eğilimli aşırı sağcı partilerle işbirliği yaparak kısa vadeli siyasi çıkarlar elde etmeye çalıştığını vurguluyor. Bu partiler, Müslümanlara karşı sert tutumlarını, İsrail’in apartheid rejimiyle paralel bir şekilde sürdürüyor ve Yahudi topluluklarını koruma söylemiyle ırkçı politikalarını meşrulaştırıyorlar.
Uzmanlara göre, bu ideolojik ve siyasi yakınlaşma sadece Müslümanlara yönelik değil, ilerleyen süreçte diğer azınlıklara karşı da sosyal dışlanma ve ırkçılığın artmasına yol açabilir. Aşırı sağcı partiler, İsrail ile stratejik bağlarını güçlendirerek, kendilerini Irkçı politikalarını savunmak için daha güçlü bir zeminde buluyorlar.