|
Tweet |
Türkiye, Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik başvurusunu 14 Nisan 1987’de yaptı. Ancak bu başvuru, neredeyse 40 yıldır süren uzun ve inişli çıkışlı bir diplomatik hikâyenin başlangıcı oldu.
Bugün hâlâ aday ülke statüsünü koruyan Türkiye, AB’nin kapısında en uzun süredir bekleyen ülke konumunda.
Türkiye’nin Avrupa ile entegrasyon çabaları aslında Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanıyor. Atatürk döneminde başlayan modernleşme adımları, Türkiye’yi Batı kurumlarıyla yakınlaştırdı.
1949’da Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden biri olan Türkiye, 1952’de NATO’ya katılarak Batı bloğunun önemli bir parçası haline geldi.
1959’da Avrupa Ekonomik Topluluğu’na yapılan ortaklık başvurusu sonucunda 1963’te Ankara Anlaşması imzalandı.
Türkiye, 1987’de resmen AB üyeliğine başvurdu. 1999’daki Helsinki Zirvesi’nde aday ülke statüsü kazandı ve 2005’te müzakereler başladı. 35 başlıktan oluşan bu süreçte Türkiye yalnızca 16 başlık açabildi, hiçbirini ise kapatamadı.
İlişkilerin önündeki en büyük engellerden biri Kıbrıs meselesi oldu. Ayrıca, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve insan hakları konularında yaşanan gerilemeler, süreci defalarca sekteye uğrattı.
2016’daki darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL, Avrupa Parlamentosu’nun müzakereleri askıya almasına neden oldu.
2023 sonrası AB, Türkiye ile diyaloğu yeniden canlandırmak için bazı adımlar attı. 2024’te ekonomik diyalog toplantıları yeniden başladı ve 2025’te vize kolaylıkları getirildi.
Ancak Avrupa Parlamentosu’nun son raporları, Türkiye’nin demokrasi ve hukuk alanlarında ilerleme kaydetmediğini, müzakerelerin yeniden başlamasının “şu anda mümkün olmadığını” belirtiyor.
1959: Ortak üyelik başvurusu
1963: Ankara Anlaşması imzalandı
1987: Tam üyelik başvurusu yapıldı
1999: Aday ülke statüsü verildi
2005: Müzakereler başladı
2016: Süreç fiilen dondu
2025: Türkiye hâlâ aday ülke statüsünde
Türkiye’nin üyelik süreci, AB tarihindeki en uzun bekleyiş olarak kayda geçti. Bugün birçok analist, “tam üyelik yerine stratejik ortaklık” formülünün daha gerçekçi bir alternatif olduğunu savunuyor.