|
Tweet |
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu İmralı ziyaretine karar vermezse “kendi imkânlarıyla İmralı’ya gitmekten çekinmeyeceğini” söyledi.
Bahçeli, “Alırım yanıma üç arkadaşımı, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten imtina etmem,” ifadelerini kullandı.
MHP lideri, İmralı tartışmalarına nokta konulması gerektiğini belirterek, PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmeden sonuç alınamayacağını vurguladı.
Parti grubu, Bahçeli’nin “İmralı’ya gitmeme izin veriyor musunuz?” sorusuna ayakta alkışlayarak yanıt verdi.
Bahçeli, terörün bitirilmesi için doğrudan temasın gerekli olduğunu belirterek:
“Dürüst ve samimi ölçülerde terörsüz Türkiye hedefi isteniyorsa, İmralı’ya gidilmesine ayak sürmenin hiçbir manası yoktur,” dedi.
AİHM kararının kesinleşmesi sonrası Selahattin Demirtaş’ın hukuki sürecinin tamamlandığını söyleyen Bahçeli, tahliyenin “Türkiye için hayırlara vesile olacağını” dile getirdi.
MHP Genel Başkanı, Suriye’de SDG-YPG ile merkezi hükümet arasındaki 10 Mart Mutabakatı kapsamında yürütülen entegrasyon sürecinin “makul bir çizgide ilerlediğini” söyledi.
Bahçeli, Suriye geçici lideri Ahmed eş-Şara’nın ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’daki görüşmesini olumlu bulduğunu belirterek, bölgedeki barış arayışlarının güçlendiğini ifade etti.
Bahçeli, PKK’nın silahsızlanmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti:
“İdeolojik kökeni bir buçuk asra yaklaşan bu musibetin ülke gündeminden çıkarılması neden rahatsız ediyor?” dedi.
Terörün bitişinden rahatsız olan çevrelere sert tepki gösterdi.
Bahçeli, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da içinde bulunduğu davanın TRT’den canlı yayınlanması çağrısını yineledi:
“Türk milleti olan biteni görmelidir,” dedi.
3.741 sayfalık iddianameyi hatırlatan Bahçeli, yargıya müdahale söylemlerine tepki gösterdi:
“Yargı bağımsızdır, kimsenin ayrıcalığı yoktur,” ifadelerini kullandı.
CHP’ye yönelik çok ağır iddialar da gündemdeydi.
Bahçeli, CHP’nin belediye kaynakları üzerinden “organize suç yapısının etkisine girdiğini” iddia ederek, bunun “Türkiye’nin satın alınması girişimi” olduğunu savundu.
“Milletimizin vergileriyle siyaset operasyonu yapılmıştır. Bunun adı hortumculuk değil, yüzyılın soygunudur,” dedi.