|
Tweet |
Fransa’da sendikalar, kamu borcunu azaltma gerekçesiyle devlet yardımlarının kısıtlanmasına karşı sokaklara indi.
Başkent Paris başta olmak üzere ülke genelinde eğitim, sağlık ve toplu taşıma sektörlerinde greve gidildi. Metro, otobüs ve banliyö tren seferlerinde ciddi aksamalar yaşandı.
10 Eylül’de başlayan protestoların ardından sendikalar ve muhalefet, yeni bir eylem dalgası başlatma kararı aldı.
Fransa’nın kamu borcu 3 trilyon 345 milyar avro seviyesine ulaştı. Bu rakam, ülkenin GSYH’sinin yüzde 113,9’una denk geliyor.
IMF, borç oranının 2030’da yüzde 128’in üzerine çıkacağını öngörüyor.
Bütçe açığı, AB’nin yüzde 3 sınırının yaklaşık iki katına ulaştı.
Fitch, Fransa’nın kredi notunu AA-’den A+’ya düşürdü. Bu da borçlanma maliyetini artırıyor.
Fransa parlamentosu üç siyasi kampa bölünmüş durumda:
Merkez sağ,
Aşırı sol,
Aşırı sağ.
Hiçbir parti çoğunluğu elinde bulunduramazken, sosyal yardımların kesilmesi tartışmaları siyaseti daha da kilitliyor. Bu durum ekonomik sorunların çözümünü zorlaştırıyor.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un son yıllarda vergileri düşürmesi de kamu borcunun artmasına yol açtı. Önceki hükümetler gibi, ekonomik büyüme ve rekabet gücünü korumak adına borç sorununu ertelemekle eleştiriliyor.
Fransa, yüksek sosyal harcamalarıyla dikkat çekiyor:
Hükümet harcamaları, GSYH’nin yüzde 57,3’ünü oluşturuyor.
1980’lerde bu oran yalnızca yüzde 40 idi.
İşsizlik maaşı Avrupa ortalamasının üzerinde: İşsizler 18 aya kadar, 57 yaş üstü vatandaşlar ise 27 aya kadar maaş alabiliyor.
Ekonomik büyümenin borç artış hızına yetişememesi, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın etkileriyle durumu daha da kötüleştirdi.