Bugun...
SON DAKİKA

Almanya siyasetinde aşırı sağ depremi

facebook-paylas
 Tarih: 13-02-2020 19:04:49

Almanya siyasetinde aşırı sağ depremi

Almanya’da Sosyal Demokrat Parti (SPD) eski Genel Başkanı ve Avrupa Parlamentosu eski Başkanı Martin Schulz’un ifadesiyle, Avrupa’da uzun süre dışlanan bir "şeytan" geri döndü. Eğer Avrupa’da aşırı sağ konuşuluyorsa, bunun için "şeytan" ifadesinden daha ağır bir ifade olamaz. Uzun süre ciddiye alınmayan aşırı sağ, Avrupa’da uzun yıllar siyasete hâkim olan sağ ve sol merkez siyasi partiler ve bunların yöneticileri tarafından görmezden gelinmiş, dikkate alınmamıştır. Bugün Avrupa’da tahminlerin de ötesinde varlık gösteren aşırı sağ hareket, örgütlü ve kimin nerede nasıl davranacağını bildiği organize bir siyasi harekete dönüşmüş durumda.


Avrupa ülkelerinde son beş yılda yapılan seçimlere baktığımızda, aşırı sağcı partilerin ulusal düzeyde pek çok ülkede ya iktidar ortağı ya da ana muhalefet partisi olarak seçimlerden çıktıklarını gözlemlemek mümkün. Diğer yandan aşırı sağ partiler güçlendikçe, kendilerinden kaçan seçmeni geri getirebilmek adına, merkez partilerin de söylemlerini değiştirdikleri, söylemelerinde sağın en ucuna doğru kaymakta olduklarını ifade etmek gerekir. Pek çoğuna göre halen teslim olmayan son kale olarak ifade edilse de Almanya’nın da siyaset yelpazesindeki bu değişiklikten nasibini aldığını görmemek büyük bir safdillik olur.


AfD'nin önlenemez yükselişi

Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD), kurulduğu 2013 yılında Federal Parlamento seçimlerine girmiş ve o tarihten günümüze kadar Almanya’da girdiği her seçimden oylarını artırarak çıkmıştır. 2013 yılında girdiği ilk seçim olan Federal Parlamento seçimlerinde yüzde 4,8 oy oranı ile kıl payı parlamentoya temsilci gönderemeyen AfD, bir sonraki dönem 2017 yılında yapılan Federal Parlamento seçimlerinde oylarını iki katından fazla arttırarak yüzde 12,6 ile parlamentoya girmiştir. 2017 yılı seçimlerinde Federal Parlamentoya 94 temsilci gönderen AfD, iki büyük parti olan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ve Sosyal Demokratların (SPD) koalisyon kurmalarıyla, bugün Alman Parlamentosunda ana muhalefet partisi olarak yer almaktadır. AfD, son yapılan AB parlamento seçimlerinde de hatırı sayılır bir oy oranı elde etmiştir.

 

Almanya’da eyaletlerde yapılan eyalet parlamentosu seçimlerinde ise bütün eyaletlerde seçim barajı olan yüzde 5’in üzerinde oy alan AfD, eyaletlerin tamamında parlamentolara girmiştir. Kurulduğundan beri bazı eyaletlerde ikinci kez seçimlere katılan AfD, ikinci kez seçimlere girdiği yerlerde de ya oylarını muhafaza etmiş ya da en az iki katına kadar artırmıştır. Dikkat çekici bir unsur ise, AfD’nin oy oranının en çok olduğu ve güçlü olduğu bölgelerin eski Doğu Almanya eyaletleri olması. Berlin eyaleti hariç, Saksonya, Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern, Brandenburg ve Thüringen eyaletlerinde AfD’nin oy oranı yüzde 20’nin üzerindedir.

 

Almanya’nın doğu eyaletlerinden biri olan ve Weimar gibi tarihteki pek çok önemli olaya tanıklık etmiş şehirleri içerisinde bulunduran Thüringen eyaleti AfD’nin siyasete hâkim olduğu ve belirleyici rol oynadığı eyaletlerden biridir. AfD, bu eyalette 2014 yılında yapılan eyalet parlamentosu seçimlerinde yüzde 10,6 oy alarak eyalet parlamentosuna girmiş ve bir sonraki seçimler olan 27 Ekim 2019’daki seçimlerde oylarını iki katından fazla artırarak bu eyalette ikinci büyük siyasi güç olarak eyalet parlamentosunda yer almıştır. 

 

Thüringen başbakanlık seçimi fiyaskosu

Geçen Ekim ayında yapılan seçimlerde Almanya Liberal Partisi FDP’nin son anda yüzde 5’lik barajı aşıp meclise girmesiyle siyasi olarak bir pat durumu oluşmuş ve AfD bir anda bu eyalette kilit parti haline gelmişti. Seçim sistemi sebebiyle eyaletlerde bile sürekli koalisyon hükümetlerinin kurulduğu bir sistemde, Thüringen eyaletinde, siyasi partilerin baştan kendilerini prensip olarak sınırlandırmaları sebebiyle, parlamento çoğunluğu bakımından AfD’nin içinde olmadığı bir koalisyonun kurulmasının mümkün olmadığı bir durum ortaya çıktı. Bu eyalette birinci siyasi güç Alman Sol Partisi Die Linke’dir.

 

Geçen Kasım ayından beri Thüringen eyaletinde sürdürülen koalisyon görüşmeleri sonucu bir önceki dönemde de eyaleti yöneten Sol Parti, Sosyal Demokratlar ve Birlik90/Yeşiller’den oluşan üçlü bir koalisyonun kurulması yönünde hareketlenmeler oldu ve bu üç parti geçtiğimiz hafta başı anlaştıklarını açıkladılar. Böylece eyalet anayasasına göre başbakanlık seçim süreci başladı ve ilk önce iki adayın, sonrasında üç adayın katıldığı bir seçim sürecine girildi. Sol Parti, SPD ve Yeşiller’den oluşan koalisyon Sol Parti’nin adayını desteklerken, AfD ilk önce bağımsız adayı destekledi. CDU ise çekimser kaldı. İlk iki turda salt çoğunluğu hiçbir aday sağlayamayınca üçüncü tur oylamaya geçildi ve bu turda AfD ve CDU eyalet parlamentosunda sadece beş sandalyesi olan FDP’nin adayı olan Thomas Kemmerich’i destekleyerek onun Thüringen başbakanı olarak seçilmesini sağladı. Buraya kadar her şey normal demokratik kurallar içerisinde işlemiş gibi görünmekle birlikte asıl büyük gürültü bundan sonra koptu, AfD’nin oylarıyla seçilen FDP başbakanına her taraftan tepki yağdı ve gelen baskılar sonucu FDP’nin çiçeği burnunda başbakanı Kemmerich, istifa edeceğini açıkladı.

 

Tepkiler ilk başta, aşırı sağcı AfD’nin oylarıyla seçildiği ve bunu kabul ettiği için Eyalet Başbakanı Kemmerich’in üstünde yoğunlaşırken sonradan yaşanan gelişmeler, bunun planlı ve öngörülebilir bir siyasi hesap sonucu olduğunu, fakat kamuoyunun bu kadar sert tepki vereceğinin beklenmediğini ortaya koymaktadır.

 

Thüringen’de AfD’nin ve Kemmerich’in tutumundan ziyade, asıl konuşulması gereken, CDU’nun bu siyasi hesap içerisinde yer alıp AfD ile birlikte hareket etmesidir. Merkel'in genel başkanlıktan istifası ve yerine gelen Kramp-Karrenbauer sonrası çalkantılı bir dönem geçiren CDU’da, Thüringen’de yaşanan olay sonrası partinin iyice sağa yanaştığı bir kez daha gözlemlenmiştir.

 

Eyalet parlamentosu seçimi öncesi Thüringen’i yönetmek için geldiğini iddia eden ve bu eyalette birinci parti olmayı hedefleyen AfD, hedeflerini gerçekleştirememiş olsa da bu eyalette anahtar siyasi güç haline geldi. Şüphesiz bu yaşananlarda AfD’nin ve Thüringen eyaletinde bu partinin lideri olan Björn Höcke’nin etkisi tartışılmayacak boyutta.

 

Björn Höcke: "Şeytan" mı, demokrat mı?

Thüringen eyaletinde eyalet Başbakanlık Seçiminde hiç şüphesiz anahtar figür olan AfD’nin bu eyaletteki başkanı Björn Höcke’dir. Höcke, Thüringen seçimleri öncesi iktidara talip olan AfD’yi, geçmişte Sol Parti’ye karşı yürütülen benzer bir siyasi karantinadan çıkacağı yola sokan kişidir. Hatta kimilerine göre demokrat olarak görülen siyasi bir figür olarak tanımlanmaktadır. Höcke; programı, bakanı, çoğunluğu olmayan FDP’den Kemmerich’i başbakan olarak seçtirecek ve bunu CDU ile birlikte yapabilecek kadar taktik bir siyasi akla sahip birisi olarak karşımızda durmaktadır.

 

Yazdığı kitap ve bu kitapta savunduğu fikirler sebebiyle Hitler ile mukayese edilen Höcke, faşistliği, Almanya’da mahkeme kararıyla tescillenmiş bir siyasi aktördür. Höcke’nin siyasi kariyeri AfD ile başlamaktadır. AfD’de pek sevilmeyen biri gibi görünse de partinin en uç sağ kanadını temsil eden biri olarak, Almanya’nın doğu eyaletlerinde aşırı sağcı bir siyasi hareketin güçlü bir şekilde yerleşmesinin sorumlusu olan kişilerden olduğunu söylemek mümkündür. AfD’nin Almanya’nın doğu eyaletlerinde elde ettiği başarının PEGİDA ile mümkün olduğunu bilen ve bunun için her fırsatta İslam ve AB düşmanı organizasyona teşekkürü ihmal etmeyen biridir, Höcke.

 

Höcke, Nazi Almanya’sının devlet teorisyenlerinden Carl Schmitt’in 1939’da ortaya attığı ve Avrupa’ya Amerikan ve İngiliz müdahalesini eleştirdiği “Großraumordnung” teorisini savunmaktadır. Bu teoriden hareketle, Almanya’nın, İslam’ın ve Müslümanların Avrupa’dan, geldikleri yere, yani Boğazlara kadar geri sürülmesini savunmaktadır. Sadece İslam karşıtı fikirleri ile değil, antisemitist düşünce, AB karşıtı fikirleri ve Alman anayasal düzenini tehdit edici söylemleri ile de dikkat çeken Höcke’nin vaktiyle AfD’den dahi atılması gündeme gelmiştir.

 

Savunduğu söylem, kullandığı dil ve üslup ile hedefinin sadece Thüringen’i yönetmekten fazlası olduğunu ortaya koyan Höcke, bu özelliği ile Federal Parlamento’da ana muhalefet partisi olan AfD’ye Thüringen eyaletinde Alman iç istihbarat kurumunca takip başlatılmasına da sebep olan bir kişidir.

 

Martin Schulz’un aşırı sağ ile ilgili tanımına uyan Höcke, Thüringen eyaletindeki siyasi pat durumunu Almanya’da Federal hükümetin ortağı CDU’nun bu eyaletteki teşkilatını da ikna edip artçı etkileri ile federal düzeyde siyasi bir depremi tetikleyen kişidir.

 

CDU’da kazan kaynamaya başladı

Thüringen’de yaşanan bu siyasi depremin ardından olaya en üst düzeyde müdahale, Başbakan Merkel tarafından geldi. Bu eyalette seçimlerin derhal yenilenmesini talep eden Merkel’in sesi oldukça cılız kalırken, CDU Genel Başkanı Kramp-Karrenbauer’in başından beri Thüringen’de yaşananlardan haberi olduğu ve olumsuz sonuçları konusunda CDU’nun bu eyaletteki teşkilatını uyardığı ortaya çıktı. 

 

Sonradan ortaya konulan tepkilerin ise göstermelik düzeyde kalması oldukça dikkat çekiciydi. Tepkilerin göstermelik düzeyde kalması, sadece bu eyalette değil tüm Almanya’da yeni bir demokrasi tartışmasını başlattı. Bilhassa CDU tarafından öncelikle Sol Parti’ye karşı başlatılan siyasi karantinanın, AfD ile devam ettirilmesi talebinin demokrasiyi zedelediği iddiası tartışılmaya başlandı. Şimdilerde, eyaletlerde CDU teşkilatlarının bağımsız hareket edebilmesinin önünün açılması talep ediliyor. Bu durum ise CDU genel merkezinin eyalet teşkilatlarına hâkim olamadığını ortaya koyuyor.

 

Kramp-Karrenbauer çekiliyor

Merkel sonrası dönem için hazırlanan ve büyük umutlarla CDU’nun genel başkanlığına getirilen Kramp-Karrenbauer ise bu yaşananlardan sonra genel başkanlıktan çekileceğini açıkladı. Genel başkan olarak seçildiğinde önündeki en büyük problemlerden birini sağa kayan seçmeni geri getirmek ve partinin söylemleriyle sağa kaymasını önlemek olarak gören Kramp-Karrenbauer, genel başkanlıktan çekilmesiyle bu konudaki başarısızlığını da kabullenmiş oldu.

 

Kramp-Karrenbauer’in çekilmesini ve başbakan adayı olmayacağına dair açıklamanın ardından, yerine gelecek muhtemel isimler tartışılmaya başlandı. Kaybettiği genel başkanlık yarışından bu yana sahada aktif görünmeye çalışan Friedrich Merz’in adaylığına kesin gözüyle bakılıyor. Kuzey-Ren Vestfalya eyaleti Başbakanı Armin Laschet, CDU’yu toparlayacak isim olarak lanse ediliyor. Fakat ilerleyen zamanlarda başka isimlerin de gündeme gelmesi mümkün. Genel başkanlık tartışmalarından bağımsız olarak, Kramp-Karrenbauer’in genel başkanlık süresince ve şimdi de çekildiğini açıklamasıyla, iktidar partisi CDU’nun hayli kan kaybettiği yapılan değerlendirmeler arasında. Bir sonraki genel seçimlerde bu zayıflığın ağır sonuçları olabilir.


Thüringen’deki başbakanlık seçimi sadece bir eyaletin yönetimi meselesi olarak görünmekle birlikte, bunun, sonucu itibarıyla tüm Alman siyasetini sarsan ve etkileyen, deprem etkisinde bir olay olduğunu söylemek mümkün. Thüringen etkisinin Almanya siyasetinde kısa vadede başka artçı etkilerinin de olması gayet muhtemel. Belki de bu yaşananların 2021’de yaşanacak büyük bir siyasi depremin uyarıcı öncüleri olarak görülmesi gerekir.

Etiketler

  DİĞER SİYASET Haberleri
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 26 15 3 8 59 28 53 +31
2 Başakşehir FK 26 15 3 8 50 25 53 +25
3 Galatasaray 26 14 4 8 44 20 50 +24
4 Sivasspor 26 14 5 7 47 29 49 +18
5 Beşiktaş 26 13 8 5 40 32 44 +8
6 Alanyaspor 26 12 7 7 44 25 43 +19
7 Fenerbahçe 26 11 8 7 46 34 40 +12
8 Göztepe 26 10 9 7 31 30 37 +1
9 Gaziantep FK 26 8 10 8 36 41 32 -5
10 Denizlispor 26 8 11 7 26 34 31 -8
11 Antalyaspor 26 7 10 9 29 43 30 -14
12 Gençlerbirliği 26 7 12 7 33 44 28 -11
13 Kasımpaşa 26 7 14 5 38 50 26 -12
14 Konyaspor 26 5 10 11 21 33 26 -12
15 Yeni Malatyaspor 26 6 13 7 38 40 25 -2
16 Çaykur Rizespor 26 7 15 4 26 44 25 -18
17 MKE Ankaragücü 26 5 13 8 23 45 23 -22
18 Kayserispor 26 5 14 7 28 62 22 -34
Takım O G M B A Y P AV
1 Hatayspor 28 15 5 8 38 23 53 +15
2 BB Erzurumspor 28 13 7 8 30 22 47 +8
3 Bursaspor 28 14 7 7 43 35 46 +8
4 Adana Demirspor 28 12 7 9 55 35 45 +20
5 Akhisarspor 28 12 7 9 36 31 45 +5
6 Fatih Karagümrük 28 11 7 10 40 34 43 +6
7 Altay 28 11 7 10 36 30 43 +6
8 Ümraniyespor 28 11 10 7 39 39 40 0
9 Giresunspor 27 10 9 8 30 33 38 -3
10 Keçiörengücü 28 8 9 11 21 22 35 -1
11 Balıkesirspor 28 8 9 11 30 33 35 -3
12 Menemenspor 28 9 11 8 32 38 35 -6
13 İstanbulspor 27 7 8 12 38 34 33 +4
14 Altınordu 28 7 11 10 32 39 31 -7
15 Boluspor 28 4 11 13 24 36 25 -12
16 Osmanlıspor FK 28 6 13 9 32 42 24 -10
17 Adanaspor 28 3 14 11 26 42 20 -16
18 Eskişehirspor 28 7 16 5 32 46 17 -14
Takım O G M B A Y P AV
1 Samsunspor 28 23 1 4 64 11 73 +53
2 Manisa FK 28 19 3 6 79 31 63 +48
3 Hekimoğlu Trabzon 28 17 7 4 51 34 55 +17
4 Sancaktepe FK 28 16 8 4 51 23 52 +28
5 İnegölspor 28 13 9 6 41 30 45 +11
6 Afjet Afyonspor 28 13 11 4 47 30 43 +17
7 Tarsus İdman Yurdu 28 14 13 1 45 39 43 +6
8 Pendikspor 28 11 10 7 40 39 40 +1
9 Sarıyer 28 11 10 7 34 33 40 +1
10 Zonguldak Kömürspor 28 9 10 9 35 37 36 -2
11 Çorum FK 28 11 14 3 36 42 36 -6
12 Hacettepe Spor 28 11 15 2 37 48 35 -11
13 1922 Konyaspor 28 9 13 6 38 45 33 -7
14 Kırklarelispor 28 8 11 9 25 41 33 -16
15 Başkent Akademi FK 28 9 15 4 37 41 31 -4
16 Amed Sportif 28 7 14 7 28 46 28 -18
17 Gümüşhanespor 28 7 17 4 31 57 25 -26
18 Şanlıurfaspor 28 0 27 1 10 102 14 -92
Takım O G M B A Y P AV
1 Serik Belediyespor 28 16 5 7 49 24 55 +25
2 24Erzincanspor 28 14 4 10 47 22 52 +25
3 68 Aksaray Belediyespor 28 14 6 8 43 27 50 +16
4 1928 Bucaspor 28 14 7 7 47 34 49 +13
5 Artvin Hopaspor 28 12 5 11 38 21 47 +17
6 Düzcespor 28 12 6 10 32 18 46 +14
7 Karaköprü Belediyespor 28 10 6 12 25 22 42 +3
8 Çatalcaspor 28 9 5 14 39 28 41 +11
9 Silivrispor 28 8 6 14 37 31 38 +6
10 Sultanbeyli Bld. 28 9 8 11 33 27 38 +6
11 Kızılcabölükspor 28 8 8 12 39 37 36 +2
12 Yomraspor 28 9 10 9 28 30 36 -2
13 52 Orduspor FK 28 7 7 14 21 20 35 +1
14 Çankaya FK 28 9 12 7 33 37 34 -4
15 Şile Yıldızspor 28 6 11 11 23 30 29 -7
16 Erzin Spor Kulübü 28 6 12 10 27 34 28 -7
17 Tokatspor 28 1 23 4 16 66 7 -50
18 Manisaspor 28 1 24 3 16 85 0 -69
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 03/04/2020 Alanyaspor vs Trabzonspor
 04/04/2020 Kayserispor vs Gençlerbirliği
 04/04/2020 MKE Ankaragücü vs Başakşehir FK
 04/04/2020 Galatasaray vs Gaziantep FK
 05/04/2020 Yeni Malatyaspor vs Göztepe
 05/04/2020 Kasımpaşa vs Fenerbahçe
 05/04/2020 Konyaspor vs Sivasspor
 05/04/2020 Denizlispor vs Beşiktaş
 06/04/2020 Antalyaspor vs Çaykur Rizespor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 16/03/2020 Eskişehirspor 1 - 4 Adana Demirspor
 16/03/2020 Altınordu 1 - 1 Balıkesirspor
 15/03/2020 Osmanlıspor FK 1 - 1 Giresunspor
 15/03/2020 Akhisarspor 0 - 0 BB Erzurumspor
 15/03/2020 Adanaspor 1 - 1 Keçiörengücü
 15/03/2020 Menemenspor 2 - 2 İstanbulspor
 15/03/2020 Hatayspor 2 - 0 Ümraniyespor
 14/03/2020 Bursaspor 1 - 1 Boluspor
 14/03/2020 Fatih Karagümrük 2 - 2 Altay
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/03/2020 Elazığspor 0 - 3 Ankara Demirspor
 18/03/2020 Van Spor 2 - 1 Ergene Velimeşe
 15/03/2020 Bodrumspor 0 - 1 Bandırmaspor
 15/03/2020 Kardemir Karabükspor 0 - 1 Niğde Anadolu FK
 15/03/2020 Ergene Velimeşe 0 - 3 Tuzlaspor
 15/03/2020 Van Spor 0 - 1 Sakaryaspor
 15/03/2020 Sivas Belediyespor 0 - 3 Kastamonuspor
 15/03/2020 Kahramanmaraşspor 0 - 1 Kırşehir Belediyespor
 15/03/2020 Uşak Spor 3 - 0 Elazığspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/03/2020 Artvin Hopaspor 0 - 1 Sultanbeyli Bld.
 18/03/2020 Yomraspor 1 - 0 Serik Belediyespor
 15/03/2020 Kızılcabölükspor 1 - 0 Erzin Spor
 15/03/2020 Manisaspor 0 - 4 68 Aksaray Belediyespor
 15/03/2020 Serik Belediyespor 0 - 0 Düzcespor
 15/03/2020 Sultanbeyli Bld. 2 - 2 Silivrispor
 15/03/2020 Çatalcaspor 1 - 1 24Erzincanspor
 15/03/2020 Tokatspor 1 - 2 1928 Bucaspor
 15/03/2020 Artvin Hopaspor 2 - 1 Çankaya FK
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI